• img
    Yükleniyor...

Gizli telgraf merkezi ve İstanbul işgaline ilişkin çekilen şifreli telgraf

Gizli telgraf merkezi ve İstanbul işgaline ilişkin çekilen şifreli telgraf

Meclis Arşivinden: Şifreli telgraflarla Lozan Barış Konferansının Yönlendirilmesi, İstanbul’un işgalinin bildirilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atılması. Kurulan gizli telgraf merkezi ve İstanbul işgaline ilişkin çekilen şifreli telgraf, Hülya Özmen Karabağlı’nın kalemiyle ‘Meclis Arşivinden’

Şifreli telgraflarla Kurtuluş Savaşı’nın seyrini değiştirdiler: Pere, oturduğu evinde’ telli telgraf merkezi’ kurdu. Manastırlı Hamdi Bey, Mustafa Kemal’e İstanbul işgalini bildirdi. Müfettiş Edip Bey, ‘Posta ve Telgraf Bürosu’ için görevlendirildi.

İstiklal Savaşı’nın kazanılmasında Posta Hizmetlerinin taşıdığı stratejik önem özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tarihi tutanakları ve yayınlarında görülüyor. Milli Mücadele’den Cumhuriyete kadar olan süreçte şifreli telgrafların savaşın seyrini değiştirdiğini kaleme alan çok sayıda yazı dikkat çekerken Gazi Mustafa Kemal’in şifreli telgraflarla Lozan Barış Konferansını yönlendirerek Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini attığı da vurgulanıyor.

Eve Kurulan Gizli Telli Telgraf Merkezi

İstanbul’un işgali sırasında ve daha sonraki süreçte Manastırlı Hamdi Bey ve Mehmet İhsan Pere’nin üstlendikleri zorlu görev ve nefes kesen gerçek hikayeleri beyaz perdeye çekilmiş bir film gibi önümüzde duruyor.

Meclis belgeleri ışığında, İstanbul PTT Merkez Müdürü Mehmet İhsan Pere, İstanbul ve Anadolu’da oluşturulan Milli Hükümet arasında muhaberatı sağlamak için Nuriosmaniye’de oturduğu evini ‘telli telgraf’ üssü haline getiriyor. ‘Pe-re’ adını verdiği gizli şifreyle Anadolu’da kurulan Milli Hükümet ile irtibatı sağlıyor. Böylelikle, Milli Hükümet emrine hizmet eden çok gizli Milli Teşekküllerin Ankara ve Anadolu ile muhaberatı bu merkezden temin ediliyor. Başbakan İsmet İnönü imzasıyla Meclis’e sunulan tasarıyla Mehmet İhsan Pere’ye vatani hizmet aylığı bağlanıyor.

Manastırlı Hamdi Bey, İstanbul işgalini bildiriyor

Meclis arşivlerinde Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarından Manastırlı Hamdi Bey ile ilgili yayınlar da dikkat çekiyor. TBMM’nin ‘Birinci Büyük Millet Meclisi 50. Yıldönümü’ yayınının bağımsızlığa giden sürecin anlatıldığı kısımda Manastırlı Hamdi Bey’e ilişkin şu bilgiler dikkat çekiyor:

“İstanbul korkunç bir ortam içindeydi. İşgalciler, azınlıkları kışkırtıyor. Türklere hakaretler yağdırtıyordu. İşgalcilerin ağır baskıları altında da hükümet ve vatan hainleri, sanki düşmanlarla söz birliği etmişler gibi. Kuvay-i Milliye aleyhine en aşağılık metotlarla propagandalar yapıyorlardı. İşte bu sıralarda, Mustafa Kemal Paşa'ya, ‘Türk Ocağının İngilizler tarafından basıldığını ve işgal edildiğini’ 'bildiren bir telgraf geldi. Hamdi adında bir telgrafçı, İngilizlerin İstanbul'da karakolları bastıklarını, resmi daireleri işgal etmeye başladıklarını bildirdi. (16 Mart 1920)”

Meclis Tutanaklarındaki Gerekçe

“Birinci Cihan Harbini takiben İstanbul'un işgal edilmesi üzerine Anadolu'da bulunan Milli Hükümet ile İstanbul'daki bütün teşekküllerin irtibatı İngilizler tarafından tamamiyle kesilmiş bulunuyordu.

“Bu durum karşısında, irtibatın telsizle yapılmasına teşebbüs edilerek gizli bir telsiz merkezi kurulmuş, fakat limandaki düşman harp gemilerinin çok kuvvetli telsizleri muhabereyi imkansız kılmıştır.

İşte bu çok zor durumda, İstanbul PTT Merkez Müdürü İhsan Pere'nin şahsi teşebbüsü ile gizli bir telli telgraf merkezi kurulmuş ve İhsan Pere'nin Nuri Osmaniye'deki evi de merkez olarak kullanılmıştır.

Anadolu'da teşekkül etmiş Millî hükümet emrine hizmet eden çok gizli millî teşekküllerin Ankara ve Anadolu ile muhaberatı bu merkezden temin edilmiş ve bu çalışma sırasında işgal kuvvetlerinin çok sıkı kontrolüne rağmen bütün varlığını ortaya koymak suretiyle Mehmet İhsan Pere tahminlerin üstünde bir gayret sarf etmiştir.

O zamanki Milli Hükümet mensuplarının ve kumandanların takdir ve teveccühlerinde belirtildiği gibi benzerlerine farklı ve üstün vatan hizmeti görmüş olduğu anlaşılan bu şahısa vatani hizmet tertibinden aylık bağlanmasını* sağlamak amacı ile ilişik kanun tasarısı hazırlanmıştır.”

Milli Mücadelede TBMM’ye Anadolu’dan Çekilen Telgraflar

TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in önsüzünden kısa bir alıntı:

“İstanbul’un düşman işgaline uğraması sonucu, burada bulunan Telgraf Merkezi İngilizlerin eline geçmiştir. Bu durum, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Anadolu’da başlatılan Kurtuluş Savaşı’nın başarısı için, millî güçlerin kontrolünde olan yeni bir haberleşme örgütünün kurulmasını zorunlu kılmıştır. Haberleşmeden yoksun bir millî direniş hareketinin başarılı olamayacağı düşüncesiyle merkezi Ankara’da bulunan bir “Posta ve Telgraf Bürosu” kurulmuştur.

“Posta ve Telgraf Bürosu”nu faaliyete geçirmek üzere Müfettiş Edip Bey görevlendirilmiş ve 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisinin açılışına kadar posta hatları oluşturulmuş ve Posta ve Telgraf Dinleme İstasyonları kurulmuştur.

İşgal altındaki vatan topraklarında meydana gelen gelişmeleri izlemek amacıyla ilk postane, Büyük Millet Meclisi bahçesinde kurulan bir çadır içinde “Büyük Millet Meclisi Hükümeti Posta ve Telgraf Merkezi” adıyla açılmış ve Kurtuluş Savaşı’nın en zor ve en coşkulu günlerinde, tüm birimleri ile görev yapmıştır.

Milli Mücadele yıllarında, yokluklar altında yürütülen bu ulvi görev, düşman işgalinin ilk günlerinden itibaren Anadolu halkının gelişmelerden haberdar olmasını ve işgale karşı tepkilerini en iyi şekilde belirtmek için organize olmalarını sağlamıştır.

Türk Milleti, Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğinde yürütülen Milli Mücadele hareketi doğrultusunda; bütün dünya parlamentolarına, devlet başkanlarına, bütün büyük devletlerin ülkemizdeki temsilciliklerine sürekli olarak protesto telgrafları göndermiş ve meşru hakkını en demokratik şekilde ifade etmiştir.”

KİT Komisyonu - PTT’nin 2015 ve 2016 Yıllarına Ait Hesaplarının Görüşmeleri (18 Nisan 2018)
PTT GENEL MÜDÜRÜ KENAN BOZGEYİK

“Birinci Dünya Savaşı’nda Posta ve Telgraf Nezareti, bütün imkânsızlık ve yokluklara rağmen, 511 mensubunu ordunun emrine vermiştir. Cephelerde bizzat ordunun haberleşmesinde çalışan mensuplarımız, düşmanın yoğun bombardımanı altında telgraf ve telefon hatlarını onarmış ve manipleleriyle kendilerine verilen şifreli telgrafları Anadolu’ya, Mustafa Kemal’e göndermişlerdir.

Telgrafçılarımız, gayret ve fedakârlıklarını, vazifeşinaslıklarını Millî Mücadele sırasında göstermiş ve ispat etmişlerdir. Burada Manastırlı Hamdi Martonaltı’yı, İhsan Pere’yi ve adını sayamadığım tüm kahramanlarımızı saygı ve şükranlarımla anıyorum.”